15 Nisan 2011 Cuma

seyir halinde çift kişilik kazalar

İnsanın ev kavramını unuttuğu zamanlar vardır. "Yatağım" dediği yerde yılda toplasan 30 gece bile yatmaması, o yatağı olan evi "evim değil" diye dışlamasına sebep olamaz. Hayır asıl sebep, o evde yabancı insanların dolaşmasıdır. Senin annen ve baban olduğunu iddia eden yabancı insanların dolaşması. O an "ev" kavramını kaybeder insan. Ondan sonra da yaşadığı hiçbir eve "evim" diyemez. Çünkü o evlerde de yabancı insanlar dolaşır ortalıkta.
Evi olmayan biri her yatakta uyuyabilir. Evi olmayan biri uyumak için yatağa bile ihtiyaç duymayabilir. Bazen imreniyorum "kendi yatağımın dışında başka yatakta uyuyamam" diyen insanlara. Çünkü o insanların "evim" diyebileceği bir dört duvar vardır hala. Evi olmayan insanlar sürekli seyir halindedir. Haritalar onlara eve dönüş yolunu değil, gidebileceği bütün yolları gösterir.
Sürekli seyir halindeki insanlar en tehlikeli insanlardır. Çünkü seyir halindeki insanların birilerine çarpma ihtimali vardır. Çünkü seyir halindeki insanlar birilerine her zaman çarparlar, bile bile. Seyir halindeki insanların durup soluklanacağı bir evleri, bir durakları olmadığı için, birilerine durmak için çarparlar her zaman, duraklamak için. Bu çarpışmayı seyir halindeki insanlar hafif sıyrıklarla atlatır. Ama çarptıkları insanlar ölür çoğu zaman.

8 Nisan 2011 Cuma

3:46

arkadaşlığı yoktu oysa
renkli gözlerinin bir yıldızla
ama bir göktaşıydım ben
savruluyordum boşlukta
sürüklenmem gözlerine doğru, hızla
sadece çekim meselesi

bir farkı yoktu oysa
atmosferinde yok olmam ya da
yörüngende hayat bulmam arasında
zaten yok olmak ya da hayat bulmak
biraz hız
biraz da zaman meselesi

bütün bunlar yıldızını bir kez görmüş göktaşının
hayatta kalma endişesi